Dolar 45,1846
Euro 52,9954
Altın 6.703,28
BİST 14.442,56
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 12°C
Hafif Yağmurlu
İstanbul
12°C
Hafif Yağmurlu
Pts 14°C
Sal 15°C
Çar 19°C
Per 23°C

Suça İtilen Çocuklar, Medyadaki Şiddet ve Ayla Öğretmen’in Mirası

Mustafa Şahin, Derinlik.net'in kurucusu ve aynı zamanda yazarıdır. Çeşitli konularda kaleme aldığı yazılarla hayata Derinlik katmayı amaçlamaktadır.
2 Mayıs 2026 10:30 | Son Güncellenme: 1 Mayıs 2026 21:53
39
A+
A-

Okul saldırılarının görünmeyen yüzü: Suça itilen çocuklar, medyadaki şiddet ve Ayla Öğretmen’in kahramanlığı üzerine derinlikli bir analiz.

Suça İtilen Çocuklar, Medyadaki Şiddet ve Ayla Öğretmen’in Mirası – Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta okullara sıçrayan şiddet olaylarının üzerinden haftalar geçti. Olayların yaşandığı ilk günlerdeki o yoğun duygusal sis perdesi dağılırken, biz bu meseleyi bilerek “soğuduktan sonra” masaya yatırmayı tercih ettik. Çünkü sıcak gündemin hızıyla yapılan tartışmalar çoğu zaman sadece cezayı ve öfkeyi konuşur; oysa bizim asıl ihtiyacımız olan, tetiği çeken parmağın ardındaki o devasa mekanizmayı, yani “nedenleri” analiz edebilmektir.

Aralık 2025’te burada paylaştığımız “Türkiye’de Artan Çocuk Suç Oranları” başlıklı yazımızda bir tehlike çanından bahsetmiştik. Bugün o çanlar artık susmuyor, adeta feryat ediyor.

Ekranlardaki Suçlular ve Toplumsal Çelişkilerimiz

Bugün sokağa çıkıp herhangi bir çocuğa hayalini sorduğunuzda, alacağınız yanıtların bir kısmının televizyon dizilerindeki “mafya liderleri” veya “gayrimeşru aile yapıları” ile harmanlandığını görmek ürkütücü. Kendi adaletini sağlayan, yasaların üstünde yaşayan ve işlediği onlarca suça rağmen hiçbir hukuki yaptırımla karşılaşmayan bu “kahraman” figürleri, çocukların dünyasında adaletin ve gücün tanımını değiştiriyor.

Ancak burada faturayı sadece senaristlere, yapımcılara veya RTÜK’e kesip kenara çekilemeyiz. Artık kendi tutarsızlıklarımızla da yüzleşme vakti geldi: Bu diziler her hafta izlenme rekorları kırıyor. Sokakta şiddetten şikayet eden milyonlarca insan, akşam evine gittiğinde ekran karşısında bu suç örgütlerinin hikayelerini büyük bir merakla tüketiyor. Toplum olarak güce ve kural tanımazlığa duyduğumuz o gizli hayranlık, reyting cihazlarında birer onaya dönüşüyor. Biz bu içeriği talep ettikçe, yapımcılar da arz etmeye devam ediyor. Çocuklarımız ise bizim izlenme rekorları kırdırdığımız bu sahte kahramanları kendilerine rol model alıyor.

Dijital Oyunlar ve “Sanal” Şiddetin Gerçek Yüzü

Sadece televizyon değil, dijital oyun dünyası da çocukları birer “şiddet operatörüne” dönüştürebiliyor. Strateji veya eğlence adı altında sunulan pek çok oyunda öldürmek ve yıkmak; başarıya giden tek yol olarak kodlanıyor. Çocuk, saatlerce vakit geçirdiği o sanal dünyada şiddeti bir çözüm yöntemi olarak kanıksarken, gerçek dünya ile arasındaki empati bağı hızla kopuyor. Şanlıurfa ve Kahramanmaraş vakalarındaki saldırganların profilleri incelendiğinde, bu “duygusal küntleşmenin” izlerini görmek mümkün. Bu noktada gündemde olan 15 yaş altı sosyal medya kısıtlamaları tartışmaları hukuki bir zeminde önem kazanıyor; ancak yasakların tek başına yetmeyeceği, aile içi denetimin merkeze alınması gerektiği unutulmamalıdır.

Karanlığın İçindeki Işık: Ayla Öğretmen

Bizler ekranlarda bize sunulan, elinde silahla adalet dağıtan o sahte kahramanları izleyedururken; Kahramanmaraş’taki o karanlık günde gerçek kahramanlığın ne demek olduğunu kanıyla yazan matematik öğretmenimiz Ayla Kara vardı.

Suça itilen çocuklar

14 yaşındaki bir çocuğun namlusundan çıkan kurşunların önüne, öğrencilerini korumak için kendi bedenini siper eden, o sınıftaki çocukların hayatı kurtulsun diye kendi hayatından vazgeçen Ayla Öğretmen… Onun gösterdiği bu insanüstü fedakârlık, aslında toplum olarak yitirdiğimiz değerlerin, sevginin ve sorumluluk bilincinin en somut kanıtıydı. Ayla Kara, sadece öğrencilerini korumadı; aynı zamanda şiddet sarmalında boğulan bu topluma, “gerçek kahramanlığın” yaşatmak ve korumak üzerine kurulu olduğunu son nefesiyle hatırlattı.

Kendimizi de içine katarak Sistem Eleştirisi Yapalım

Okul saldırıları sadece güvenlik zafiyeti değildir; televizyonda reyting rekorları kırdırdığımız senaryonun, dijital dünyadaki algoritmanın ve toplumdaki “güçlü olan haklıdır” algısının sınıf sıralarına yansımasıdır. Suça itilen çocukları konuşurken; onları bu sarmala iten kendi çelişkilerimize, onları korumayan yasalara ve şiddeti kanıksayan toplumsal sessizliğimize de bakmalıyız.

Eğer bugün bu “soğukkanlı” analizi yapmazsak, yarın yeni bir sıcak gündemin içinde, yeni fedakârlıklara ağlamaya devam edeceğiz. Kahramanmaraş’ta şehit düşen Ayla Kara öğretmenimizin aziz hatırası, bize bu sistemi sorgulamak ve değiştirmek için en büyük sorumluluğu yüklüyor.

Mustafa ŞAHİN

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.