Göster Oğlum Amcana: Çocuklarda Cinsiyet Algısı ve Birey Yetiştirmek
Çocuklarda cinsiyet algısı ebeveyn tutumlarıyla nasıl şekillenir? “Göster oğlum amcana” zihniyetinin psikolojik etkileri ve birey yetiştirmenin önemi.
Göster Oğlum Amcana: Çocuklarda Cinsiyet Algısı ve Birey Yetiştirmek – Her ne kadar toplum olarak geçmiş yıllara göre cinsiyet meselesine bakış açımız değişse bile erkek egemenliği düşüncesinden tam olarak uzaklaşmış değiliz. Toplumun bilinçaltına yerleşmiş olan bu düşünce çocuklarımızı yetiştirme konusunda yol gösterici olarak karşımıza çıkmakta. Hal böyle olunca bahsi geçen durum nesilden nesile bilinçaltına yerleşerek varlığını devam ettiriyor.
Aslında sorun cinsiyetlerden birinin daha baskın görülmesi değil bunu kötüye kullanmaya meyilli bir yapımızın olmasından kaynaklanıyor. Çocuklar ebeveynlerin tutumlarıyla daha küçük yaşta belli kompleksler oluşturarak büyüyorlar. Hem erkek hem de kız çocuklarda oluşan kompleksler onların ileride toplumda edineceği yeri ve göstermesi uygun görülen davranışları belirliyor. Toplum içinde yer edinmenin çok önemli olduğunu düşünen insan ise yetişkin olduğunda kabul görmek için kendisine empoze edilen şekilde davranmaya çalışıyor.
Erkek Çocuğu Benliğini Cinsiyetiyle Bütünleştiriyor
Erkek çocuklarının ebeveynlerinden görmüş olduğu ayrıcalığı cinsel organından dolayı olduğunu anlamaları, cinsiyet kavramını fark ettikleri ve iki farklı cinsiyet varlığından haberdar oldukları zamana denk gelir. Bu da ortalama 3/6 yaş aralığında gerçekleşir. Ebeveynlerini gözlemleyen ve evdeki erkek rol modele gösterilen ayrıcalığın farkına varan erkek çocuk, kendisinin de erkek olduğunu anladığı andan itibaren ayrıcalık beklentisi içinde gelişimini devam ettirir. Bu farkındalığın üzerine ebeveynlerden gelen ‘oğlum benim, erkek adam, evin paşası, hatta daha da ileri düzeyde ifade etmek gerekirse göster oğlum amcana pipini gibi ifadelerde eklenince erkek çocuğunun cinsel organıyla benliğini var etmesi kaçınılmaz bir son olur.

Erkek çocuklarda durum böyleyken evdeki kız çocuğu ise biraz daha geri planda kalarak gelişimini devam ettirir. Kız çocuğunun geri planda kalması için illaki bariz bir şekilde kız çocuğunu irdelemek gerekmez. Bahsini ettiğimiz davranışları sergileyen ailelerde bulunan kız çocukları,zaten farkında olmadan görmezden gelinerek ikinci plana atılmıştır bile. Ayrıca aile içerisinde annenin konumu kız çocuğuna örnek olacağı için, eğer ailede anne geri planda kalmış pasif bir karakter durumundaysa zaten otomatik olarak kız çocuğu da bu şekilde benliğini geliştirecektir.
Ya Kaybedersem
Tüm bu yaşantı tecrübeleri her iki cins çocuğunda cinsel organları görmesi ve tanımlamasıyla birlikte mantığa oturur hale gelir. Doğduğu andan itibaren belli ayrıcalıklara sahip olan erkek çocuk, kadın cinsel organını gördüğünde kendince bir düşünce yapısı geliştirir. Yapı itibariyle erkek cinsel organı dışa doğru iken kadın cinsel organının içte olması erkekte kendinde bulunan fazlalık nedeniyle bu kadar ayrıcalığın tanındığı düşüncesini oluşturur.

Ve bu düşünce erkek çocukta İğdişlik/Hadım Edilme Korkusu yani cinsel organını kaybetme korkusu oluşturur. Cinsel organını kaybettiği anda tüm ayrıcalıklarını ve itibarını kaybedeceği fikri yerleşir. Söz buraya gelmişken özellikle bu dönemde çocukların sünnet olmaları ya da cinsel organlarına zarar vermeyi içeren sözlerle (pipini yakarım, keserim vb.) tehdit edilmesi erkek çocuklarda ayrıca travma oluşturur.
Ben Eksiğim..
Erkek çocukları kendilerinde fazlalık olduğunu düşünürken erkek cinsel organını gören kız çocuklar ise kendilerinde eksiklik olduğu için geri planda kaldığını düşünerek bir nevi Penis kompleksi geliştirir. Bu kompleks sonucunda toplumda ona öğretildiği gibi bir birey olarak yaşamaya çalışır.
Özellikle yaşları birbirine yakın kız ve erkek kardeşler ergenlik dönemine geldiğinde, genel olarak kız çocuklar erkek kardeşlerinin evdeki bazı ihtiyaçlarını gidermesinde yardımcı olmakla yükümlü olarak yetiştirilir ve ebeveyn yönlendirmesiyle bu şekilde hayatını devam ettirir. Evlendiğinde ise aynı sorumluluğu eşine karşıda duyarken erkek ise eşinden bu sorumluluğu taşımasını bekler.
Benlik Kavramı Cinsiyetle İlgili Olmamalı Yapılması gereken erkek ya da kadın yetiştirmek değil birey yetiştirmek olmalıdır. Kadın ve Erkek cinsiyet özellikleri zaten hem hormonların hem de genel toplum yapısıyla şekillenecektir. Her şeyden önce bir insanın birey olarak yaşamını devam ettirebilmesi temele alınmalı ve hayatta çıkabilecek her türlü problemle baş edebilecek yapıda bireyler yetiştirmek amaç olmalıdır.
Bu noktada her iki cins içinde temel yaşam becerileri öğretilmeli ve cinsleri birbirine muhtaç yetiştirilmemelidir. Bir kadın ve erkeğin birbirine ihtiyaç duyduğu nokta ancak hayatı paylaşmak ve duygusal doyum yaşamak olmalıdır. Aksi takdirde kadınlar korunmaya muhtaç olduklarını ve geçimlerini sağlamak zorunda olduklarınıdüşündükleri için erkeklere ihtiyaçları olduğunu düşünerek, erkekler ise temel yaşam ihtiyaçlarını gidermek için kadınlara ihtiyacı olduğunu düşünerek yaşamlarına karşı cinsi dâhil edecektir.