Dolar 44,1928
Euro 50,5788
Altın 7.126,36
BİST 13.092,93
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 11°C
Çok Bulutlu
İstanbul
11°C
Çok Bulutlu
Sal 12°C
Çar 10°C
Per 10°C
Cum 9°C

Ummandan Damlaya: İnsanın Kendine Dönüş Yolculuğu

Mustafa Şahin, Derinlik.net'in kurucusu ve aynı zamanda yazarıdır. Çeşitli konularda kaleme aldığı yazılarla hayata Derinlik katmayı amaçlamaktadır.
12 Şubat 2026 12:48
102
A+
A-

Hayatın koca bir umman gibi üzerimize geldiği anlarda, bir damla olup kendi özümüze sığınmak mümkün mü? İnsanın kendine dönüş yolculuğu üzerine samimi bir deneme.

Ummandan Damlaya: İnsanın Kendine Dönüş Yolculuğu – Hayat bazen üzerimize devrilen koca bir dalga gibi, değil mi? Sabah uyanıyoruz, bir koşuşturmaca başlıyor. Telefonlar susmuyor, bildirimler hiç durmuyor, herkes bizden bir şeyler bekliyor. İş yerinde “tamamlanması gereken” projeler, evde “halledilmesi gereken” sorumluluklar, sosyal medyada “görünmesi gereken” hayatlar…

Kendimizi bu koca okyanusun, bu bitimsiz “umman”ın içinde çaresizce kulaç atan bir yüzücü gibi hissediyoruz. Çoğu zaman nereye yüzdüğümüzü bile bilmeden, sadece batmamak için çırpınıyoruz. “Daha çok” olursak, “daha büyük” görünürsek, o okyanusta daha çok yer kaplarsak huzura ereceğimizi sanıyoruz.

Oysa yanılıyoruz…

Huzur, o koca denizi dize getirmekte değil; o denizden bir anlığına sıyrılıp, bir yağmur damlası kadar sadeleşip, kendi avucumuza düşebilmekte.

Kendine Dönüş

Kayboluşun Gürültüsü

Modern zamanların bize en büyük yalanı şu: “Her yerde olmalısın.” Her sohbette fikrin olmalı, her masada yerin olmalı, her karede yüzün olmalı. Biz kendimizi çoğalttıkça, o kalabalık ummanın içinde dağılıp gidiyoruz. Parçalarımız sağa sola saçılıyor.

Akşam başımızı yastığa koyduğumuzda hissettiğimiz o tarifsiz yorgunluk, sadece bedensel bir yorgunluk değil. O, ruhun “ben neredeyim?” sorusunun ağırlığı. Çünkü dışarıda o kadar çok vardık ki, içeride kimse kalmadı.

Damlaya Sığmak: Bir Küçülme Değil, Özleşme

Eskiler, “Damlaya sığmayan, ummana sığmaz” derlerdi. Ne büyük bir incelik… Biz bugün ummanlara sığmaya çalışırken, asıl hikayenin saklı olduğu o tek bir damlayı, yani kendi kalbimizi ihmal ediyoruz.

Kendine dönmek, “ummandan damlaya” geçmek, bir vazgeçiş değildir. Aksine, bir buluştur. Dışarının o sağır edici gürültüsünü kısıp, içerinin müziğini duymaya başlamaktır.

Kendine Dönüş

O damla sessizdir. O damla şeffaftır. İçinde saklanacak, mış gibi yapacak bir yer yoktur.

İnsan kendine döndüğünde, yani o damlaya sığdığında, aynada gördüğü yüzle barışmak zorunda kalır. Yaralarıyla, keşkeleriyle, yorgunluklarıyla ve en önemlisi kırgınlıklarıyla yüzleşir. Zordur bu. O yüzden çoğu insan, kendine dönmektense kalabalıkların gürültüsüne kaçmayı tercih eder.

İçimizdeki Okyanusu Keşfetmek

Ama kaçmayıp o damlaya dikkatle bakanlar, orada bambaşka bir sırrı keşfederler. Tasavvufta damla, okyanusun tüm bilgisini taşır. Tıpkı bir DNA sarmalının tüm bedenin bilgisini taşıması gibi.

Sen kendine döndüğünde, kendini dünyadan soyutlamış olmazsın. Aksine, evreni kendi içinde bulursun. “Ben kimim?” sorusunun cevabı, dışarıdaki unvanlarda, kartvizitlerde veya beğenilerde değil; o sessiz damlanın içindedir.

Ummandan damlaya geçiş, fazlalıklardan, yüklerden, “elalem ne der” kaygılarından arınıp, sadece “ben” ve “Hak” ile baş başa kalmaktır. O küçücük damlanın içine sığdırdığın samimiyet, o koca okyanusun sahte dalgalarından çok daha gerçektir.

Öze Dönüş

Bugün, bu satırları okuduktan sonra bir es verin. O koca okyanusta, akıntıya karşı yüzmeye çalışmayı bir anlığına bırakın. Kıyıya çıkın. Derin bir nefes alın.

Bir damla su olun ve kendi yüreğinizin kıyısına düşün.

Orada, o sadelikte bulacağınız huzur, dünyadaki hiçbir makamın, hiçbir kalabalığın size veremeyeceği bir hediyedir. Kendine dönmek, öze dönmektir. Ve insan en çok kendi özünde dinlenir.

Yolunuz açık, damlanız berrak olsun.

Mustafa ŞAHİN

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.