Kışın Okunacak Kitaplar: Ruhu Isıtan 5 Eser
Kışın okunacak kitaplar listesiyle soğuk günleri keyfe dönüştürün. Klasiklerden moderne, battaniye altında ruhunuza iyi gelecek 5 eşsiz kitap önerisi.
Dışarıda dondurucu bir soğuk, cama vuran yağmur damlaları veya lapa lapa yağan kar… Tam şu an, kışın okunacak kitaplar listemize göz atıp, kendinize sıcak bir köşe yaratmanın tam zamanı. Mevsimlerin insan psikolojisi üzerindeki etkisi yadsınamaz; yazın daha hareketli, dışa dönük ve hızlı tüketilen içeriklere yönelirken, kış mevsimi bizi içe dönmeye, yavaşlamaya ve derinleşmeye davet eder. İşte bu yüzden, kışın okunan kitapların tadı bir başkadır. Sıcak bir kahve veya bitki çayı eşliğinde, kelimelerin kurduğu o büyülü evrende kaybolmak, modern zamanların stresine karşı en zarif direniştir.

Bu hafta sonu kütüphanenize eklemeniz için, atmosferiyle kışın ruhunu yansıtan, okurken içinizi ısıtacak veya sizi derin düşüncelere sevk edecek 5 muazzam eseri derledik. Sadece hikayeleriyle değil, yarattıkları atmosferle de sizi bulunduğunuz odadan alıp götürecek bu eserlere yakından bakalım.
1. Hüzünlü Bir Kış Masalı: Beyaz Geceler – Fyodor Dostoyevski
Kış okumaları denince akla ilk gelen, şüphesiz Rus edebiyatıdır. O coğrafyanın çetin kışı, yazarların kalemine de sirayet etmiştir. Ancak bu kez size Dostoyevski’nin ağır suç ve vicdan muhasebeleriyle dolu kalın romanlarını değil, daha naif, daha şiirsel bir uzun öyküsünü (novella) öneriyoruz: Beyaz Geceler.
Saint Petersburg’un o meşhur, güneşin tam olarak batmadığı “beyaz geceler”inde geçen hikaye, aslında bir kış masalı tadındadır. Kitap, yalnız ve hayalperest bir adamın, Nastenka adında genç bir kadınla tanışmasını ve dört gece süren o hüzünlü ama umut dolu bağını anlatır. Hayal ile gerçeğin birbirine geçtiği, yalnızlığın en asil halinin tasvir edildiği bu eser, kışın o melankolik havasına mükemmel bir eşlikçidir. Dostoyevski’nin insan ruhunun en ince tellerine dokunduğu bu eseri okurken, Petersburg’un rüzgarını yüzünüzde hissedeceksiniz.
2. Karın Sessizliğinde Bir Türkiye Panor: Kar – Orhan Pamuk
Eğer bir kitap, adından başlayarak kışa bu kadar yakışabilirse, o kitap Orhan Pamuk’un Kar romanıdır. Nobel ödüllü yazarımızın “ilk ve son siyasi romanım” dediği bu eser, kışın okunacak kitaplar listesinin demirbaşıdır.
Hikaye, Kars şehrinde geçer. Yolların kar nedeniyle kapandığı, dış dünyayla iletişimin kesildiği o klostrofobik ama bir o kadar da büyüleyici atmosferde, şair Ka’nın hikayesine tanıklık ederiz. Pamuk, kar tanesinin o eşsiz geometrisini, şehrin hüznünü, siyasi gerilimleri, aşkı ve inancı iç içe geçirir. Romanı okurken üşüdüğünüzü hissedecek, Kars’ın o gri gökyüzü altında, çayhanelerde yapılan derin sohbetlere ortak olacaksınız. Kar, sadece bir hava olayı değil, romanın baş karakterlerinden biridir; örter, gizler ve dönüştürür.
3. Soğuk Bir Gezegende Sıcak Fikirler: Mülksüzler – Ursula K. Le Guin
Kışın getirdiği izolasyon hissi, bazen bizi dünyadan tamamen koparıp başka evrenlere gitme isteği uyandırır. Bilim kurgunun kraliçesi Ursula K. Le Guin’in başyapıtı Mülksüzler, tam da bu ihtiyaca cevap verir.
Hikaye, kurak ve soğuk bir gezegen olan Anarres ile onun zıttı, bolluk içindeki Urras arasında geçer. Anarres, zorlu iklim koşullarına rağmen, mülkiyetin olmadığı, paylaşımın esas alındığı bir ütopya (veya yazarın deyimiyle ikircikli bir ütopya) denemesidir. Le Guin, soğuk bir dünyada insan sıcaklığının, dayanışmanın ve fikri özgürlüğün nasıl yeşerebileceğini anlatır. “Devrimci bir anarşist ütopya” olarak tanımlanan kitap, kış gecelerinde zihninizi açacak, sahip olma tutkusu ve aidiyet üzerine derin sorgulamalar yapmanızı sağlayacak.
4. Bir Oturuşta Biten Gerilim: Satranç – Stefan Zweig
Uzun kış geceleri bazen de kısa ama vurucu hikayeler ister. Avusturyalı yazar Stefan Zweig’ın intihar etmeden önce tamamladığı son eseri Satranç, psikolojik derinliğiyle okuyucuyu adeta hipnotize eder.
Bir yolcu gemisinde geçen hikaye, hiçlikten, boşluktan ve tecritten doğan bir delilik halini; satranç tahtasındaki 64 kareye sıkışmış bir zihni anlatır. Gestapo tarafından bir otel odasına hapsedilen Dr. B’nin, zihnini korumak için satrançla kurduğu o tekinsiz ilişki, soğuk kış günlerinde içinizi ürpertecek türden. Kitap o kadar sürükleyicidir ki, elinize aldığınızda dışarıdaki fırtınayı unutacak ve son sayfayı çevirene kadar yerinizden kalkamayacaksınız.
5. Pişmanlıklar ve İhtimaller: Gece Yarısı Kütüphanesi – Matt Haig
Son yılların en çok konuşulan, modern klasikler arasına girmeye aday kitabı Gece Yarısı Kütüphanesi, kış depresyonuna meyilli ruhlar için bir nevi antidepresan niteliğinde.
Nora Seed, hayatındaki pişmanlıklar ve hayal kırıklıkları nedeniyle yaşamına son vermeye karar verir. Ancak kendini yaşamla ölüm arasında, zamanın durduğu bir kütüphanede bulur. Buradaki her kitap, Nora’nın yaşamadığı, farklı kararlar verseydi yaşayabileceği hayatları temsil eder. “O gün o kahveyi içmeseydim ne olurdu?”, “O işi kabul etseydim mutlu olur muydum?” gibi hepimizin zaman zaman sorduğu soruların peşine düşer. Kışın o içe dönük havasında, kendi hayatınızı, seçimlerinizi ve “mutluluk” kavramını sorgulamanızı sağlayacak, sonunda sizi sıcak bir umutla sarmalayacak bir eser.

Kış Okuma Ritüeli Oluşturun
Bu kitaplardan birini seçmek sadece başlangıç. Okuma deneyiminizi bir ritüele dönüştürün. Odanızın ışığını biraz kısın, mümkünse sarı ışık kullanın. Yanınıza tarçınlı bir kış çayı veya bol köpüklü bir kahve alın. Telefonunuzu sessize alın veya başka bir odaya bırakın. Sayfaların hışırtısı, yağmurun sesiyle birleşsin. Kış, sadece soğuk ve karanlık demek değildir; aynı zamanda zihnimizi aydınlatmak, ruhumuzu beslemek için bize sunulmuş bir fırsattır. İyi okumalar!