Dijital Görgü Kuralları: WhatsApp Gruplarında Nasıl Davranmalıyız?
Sessize almaktan yoruldunuz mu? Dijital görgü kuralları ile WhatsApp gruplarında sınır çizme sanatı. Ses kaydı, görüldü atma ve gruptan çıkma adabı üzerine samimi bir rehber.
Dijital Görgü Kuralları: WhatsApp Gruplarında Nasıl Davranmalıyız? – Sabah alarmdan önce telefonunuzun titreşimiyle mi uyanıyorsunuz? “Veli Grubu”nda ödev soranlar, “Site Sakinleri”nde aidat tartışanlar, “İş Yeri” grubunda Pazar akşamı atılan mailler ve bitmek bilmeyen “Kuzenler” geyiği… Kabul edelim, teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için vardı ama biz kendimizi bir bildirim kaosunun ortasında bulduk. Hepimiz o grupları “sessize” alıyoruz ama o kırmızı bildirim baloncukları orada durduğu sürece zihnimiz sessize alınmıyor. İşte tam bu noktada, modern insanın yeni anayasası olan dijital görgü kuralları devreye giriyor.

WhatsApp grupları, dijital dünyanın meydanlarıdır. Nasıl ki sokakta bağırarak konuşmuyorsak, bu gruplarda da uymamız gereken yazısız nezaket kuralları var. 2026’ya girerken, hem kendi ruh sağlığımız hem de sevdiklerimizle ilişkilerimiz için bu kuralları masaya yatırmanın vakti geldi.
Altın Kurallar: WhatsApp Anayasası
İletişim kazalarını önlemek ve “kaba” damgası yememek için dikkat etmemiz gereken temel maddeler sandığınızdan çok daha basit.
1. Ses Kaydı Terörüne Son Verin
Ses kaydı atmak, gönderen için büyük kolaylık (“Yazmaya üşendim”) ama alan için büyük bir yük olabilir (“Şu an dinleyemem”). Özellikle 1 dakikayı geçen ses kayıtları, karşı taraf için adeta bir “podcast” dinleme zorunluluğuna dönüşüyor.
- Kural: Mecbur kalmadıkça yazın. Eğer ses atmanız gerekiyorsa, önce “Müsait misin, uzun bir ses kaydı atacağım” diye izin isteyin. Ve asla, ama asla 50 kişilik bir grupta, herkesi ilgilendirmeyen bir konuyu ses kaydıyla anlatmayın.
2. Mesai Saatleri Dışında “Acil” Etiketi
Evden çalışma ve hibrit modeller, iş ile özel hayat arasındaki çizgiyi flulaştırdı. Ancak Pazar akşamı saat 22.00’de iş grubuna “Yarına şu rapor hazır mı?” diye mesaj atmak, dijital görgü kuralları ihlalidir ve taciz sınırındadır.
- Kural: Mesajı yazın ama göndermeyin. Telefonunuzun “Mesajı Zamanla” özelliğini kullanarak Pazartesi sabahı 09.00’a kurun. Sizin aklınıza o an gelmiş olması, karşı tarafın o an huzurunu bozma hakkını size vermez.
3. İkili Diyalogları Genele Taşımayın
Grup 40 kişilik ama siz Ahmet ile hafta sonu planınızı konuşuyorsunuz. Diğer 38 kişinin telefonuna sürekli bildirim gidiyor.
- Kural: Eğer konu gruptaki herkesi ilgilendirmiyorsa, o kişiye özelden yazın. Gruptaki kalabalığı “seyirci” yapmaya gerek yok.
4. Sadece “Tamam” Yazmak Yerine Tepki Verin
Biri uzun bir duyuru paylaştı. Altına 20 kişi sırayla “Tamam”, “Ok”, “Tmm” yazınca, o önemli mesaj yukarıda kaybolup gidiyor.
- Kural: Mesaja “ifade bırakma” (Reaction) özelliğini kullanın. Bir başparmak işareti (👍), gereksiz bildirim kirliliği yaratmadan “Okudum, onayladım” demenin en zarif yoludur.

Gruptan Çıkma Sanatı: Küstürmeden Veda
En zorlu kısım burasıdır. Bir gruptan çıkmak istiyorsunuz ama “Ayıp olur mu?” diye korkuyorsunuz. Sessizce çıkıp gitmek (Ghosting) mi, yoksa destansı bir veda konuşması mı?
- Strateji: Dürüst ve kısa olun. “Arkadaşlar, dijital detoks yapıyorum ve grup sayımı azaltmam gerekiyor, acil bir şey olursa bana özelden ulaşabilirsiniz” diyerek çıkmak, kimseyi kırmaz. Ayrıca, sadece geçici bir amaç için kurulmuş grupların (örneğin “Ayşe’nin Doğum Günü Organizasyonu”) işi bittikten sonra 24 saat içinde dağıtılması gerekir. O grubu zombi gibi yaşatmayın.
“Görüldü” Atmak Kabalık mıdır?
En büyük stres kaynaklarından biri: Mavi tik oldu ama cevap yazmadı! Hayır, bu kabalık değildir. Karşı taraf o an mesajı okumuş olabilir ama cevap yazacak zihinsel veya fiziksel müsaitliği olmayabilir. Anında cevap beklemek, mesajı atanın bencilliğidir. Herkesin kendi zaman çizelgesine saygı duymak, dijital görgü kurallarının temelidir.
Sonuç: Nezaket Bulaşıcıdır
Teknoloji soğuk olabilir ama iletişimimiz sıcak ve saygılı kalmalıdır. Bir mesajı göndermeden önce “Bunu ben alsam ne hissederdim?” diye sormak, birçok sorunu çözer. Unutmayın, o ekranın arkasında da yorgun, yoğun ve anlayış bekleyen bir insan var.