Dolar 43,4167
Euro 52,1277
Altın 7.735,72
BİST 13.407,44
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 14°C
Hafif Yağmurlu
İstanbul
14°C
Hafif Yağmurlu
Cum 13°C
Cts 9°C
Paz 7°C
Pts 6°C

Toplu Taşımada Sessizlik Neden Kayboldu?

Toplu taşımada sessizlik neden kayboldu? Dijitalleşme, kent yaşamı ve toplumsal dönüşümün ortak alanlara etkisini inceliyoruz.

Toplu Taşımada Sessizlik Neden Kayboldu?
19 Ocak 2026 08:30 | Son Güncellenme: 18 Ocak 2026 22:25
68
A+
A-

Toplu taşımada sessizlik, uzun yıllar boyunca kent yaşamının yazılı olmayan kurallarından biri olarak kabul edildi. Otobüste, metroda ya da vapurda yüksek sesle konuşmak, telefonla bağırarak görüşmek ya da çevreyi rahatsız edecek şekilde müzik dinlemek hoş karşılanmazdı. Ancak son yıllarda bu alışkanlığın belirgin biçimde zayıfladığı görülüyor. Açık hoparlörden izlenen videolar, yüksek sesle yapılan telefon konuşmaları ve müzik dinleyen yolcular artık sıradan görüntüler haline geldi.

Bu değişim yalnızca bireysel tercihlerle açıklanmıyor. Uzmanlar, kent yaşamındaki dönüşümün kamusal alanlardaki davranış kalıplarını doğrudan etkilediğini belirtiyor. Büyük şehirlerde artan nüfus, yoğun çalışma temposu ve günlük stres, insanların ortak alanlarda daha az empati göstermesine neden oluyor. Bu durum toplu taşıma araçlarında da kendini net şekilde gösteriyor.

Dijitalleşmenin Etkisi

Toplu taşımada sessizliğin kaybolmasının en önemli nedenlerinden biri dijitalleşme. Akıllı telefonlar artık yalnızca iletişim için kullanılmıyor. Video izleme, sosyal medyada vakit geçirme, oyun oynama ve canlı yayın takip etme gibi birçok faaliyet tek cihazda toplanmış durumda.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun 2024 yılında yayımladığı Hanehalkı Bilişim Teknolojileri Kullanım Araştırması’na göre ülkede internet kullanım oranı yüzde 92’nin üzerine çıktı. Akıllı telefon sahipliği ise yüzde 95 seviyesinde. Bu veriler, kamusal alanlarda telefon kullanımının neden bu kadar yaygın olduğunu ortaya koyuyor.

Sürekli çevrim içi olma hali, bireylerin bulunduğu ortama odaklanmasını zorlaştırıyor. Yolculuk sırasında ekranla kurulan ilişki, çevredeki insanları ve ortamı ikinci plana itiyor. Bu da ses kontrolü gibi temel kamusal davranışların göz ardı edilmesine yol açıyor.

Toplu Taşımada Sessizlik

Kent Stresi ve Tahammül Eşiği

Sosyologlara göre büyük şehirlerde yaşayan bireylerin tahammül eşiği giderek düşüyor. Uzun çalışma saatleri, trafik, ekonomik baskılar ve günlük koşuşturma, insanları daha sabırsız hale getiriyor. Bu ruh hali toplu taşıma gibi kalabalık alanlarda daha belirgin hissediliyor.

Uzmanlar, insanların kendi konfor alanlarını kamusal alanlara taşımaya başladığını söylüyor. Evde normal karşılanan yüksek sesli içerik tüketimi, toplu taşıma araçlarında da sürdürülüyor. Ancak bu durum diğer yolcular için rahatsızlık oluşturuyor.

Belediyelere yapılan geri bildirimlerde gürültü şikayetlerinin artması da bu durumu doğruluyor. İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyük şehirlerde ulaşım hatlarına gelen şikayetlerin önemli bir kısmı yolcu davranışlarına ilişkin. Özellikle yüksek sesle konuşma ve telefon kullanımı en sık dile getirilen sorunlar arasında yer alıyor.

Toplumsal Kültürde Dönüşüm

Toplu taşımada sessizliğin kaybolması, yalnızca teknolojik bir sonuç değil. Aynı zamanda toplumsal kültürde yaşanan dönüşümün de göstergesi. Eskiden “ayıp” olarak görülen birçok davranış bugün normalleşmiş durumda. Kalabalık ortamda görüntülü konuşma yapmak ya da video izlemek artık çoğu kişi tarafından yadırganmıyor.

Toplu Taşımada Sessizlik

Sosyologlar bu durumu bireyselleşmenin artmasıyla ilişkilendiriyor. Modern yaşamda bireysel alanın ön plana çıkması, ortak yaşam kültürünü zayıflatıyor. Herkes kendi dünyasına odaklanırken, çevresindeki insanların varlığı ikinci plana düşüyor.

Bu noktada “ben rahatsız olmuyorsam sorun yok” anlayışı yaygınlaşıyor. Oysa kamusal alanlarda bireysel konfor kadar toplumsal uyum da önemli. Uzmanlar, bu dengenin giderek bozulduğuna dikkat çekiyor.

Psikolojik Boyut

Psikologlar, dijital içerik tüketiminin dikkat süresini kısalttığını belirtiyor. Kısa videolar, hızlı geçişler ve yüksek ses efektleri, kullanıcıları sürekli uyarılma ihtiyacı içine sokuyor. Bu alışkanlıklar zamanla sessiz ortamlarda duramama haline dönüşebiliyor.

Özellikle genç kullanıcılar arasında kulaklık takmadan video izleme alışkanlığının yaygınlaşması dikkat çekiyor. Uzmanlar, bunun bir “farkındalık eksikliği” olduğunu vurguluyor. Kişi kendi izlediği içeriğe odaklanırken, çevresindekileri fark etmiyor.

Bu durum zamanla sosyal ilişkileri de etkiliyor. Ortak alanlarda karşılıklı saygı azalırken, küçük tartışmaların artmasına zemin hazırlanıyor.

Uyarılar ve Alınan Önlemler

Bazı şehirlerde bu soruna karşı çeşitli önlemler alınmaya çalışılıyor. Toplu taşıma araçlarında “Lütfen kulaklık kullanın” ve “Yüksek sesle konuşmayın” gibi anonslar yapılıyor. Vagonlara asılan bilgilendirici afişlerle yolcuların dikkatinin çekilmesi hedefleniyor.

Ancak uzmanlar, bu tür uyarıların tek başına yeterli olmadığını belirtiyor. Asıl çözümün toplumsal bilinçlenmeden geçtiği ifade ediliyor. Ortak yaşam kültürünün yeniden güçlendirilmesi gerektiği vurgulanıyor.

Eğitimciler, bu bilincin küçük yaşlardan itibaren kazandırılması gerektiğini söylüyor. Okullarda sosyal yaşam kurallarına yönelik farkındalık çalışmalarının artırılması öneriliyor.

Sessizlik Tamamen Kayboldu mu?

Uzmanlara göre toplu taşımada sessizlik tamamen kaybolmuş değil. Hâlâ kulaklık kullanan, telefonunu sessizde tutan ve çevresine saygı gösteren geniş bir kesim bulunuyor. Ancak gürültülü davranışlar daha görünür hale geldiği için sorun daha fazla dikkat çekiyor.

Bazı yolcular ise duruma müdahale etmekten çekiniyor. Tartışma yaşama ihtimali, insanların sessiz kalmasına neden oluyor. Bu da sorunun devam etmesine zemin hazırlıyor.

Sonuç

Toplu taşımada sessizliğin kaybolması, modern yaşamın getirdiği dönüşümlerin doğal bir sonucu olarak değerlendiriliyor. Dijitalleşme, bireyselleşme ve kent stresi bu sürecin temel unsurları arasında yer alıyor. Ancak uzmanlar, bireysel özgürlük ile toplumsal sorumluluk arasındaki dengenin korunması gerektiğini vurguluyor.

Ortak alanların herkes için yaşanabilir olması, karşılıklı saygı ile mümkün. Toplu taşıma, bir şehrin kültürel aynası olarak görülüyor. Bu nedenle burada sergilenen davranışlar, toplumun genel yapısı hakkında önemli ipuçları veriyor.

Derinlik.net

Derinlik.net; tarafsız, güvenilir ve özenle seçilmiş içerikleriyle okurlarına hayatın farklı alanlarında gerçek bir perspektif sunan bağımsız bir dijital yayın platformudur.
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.