Dolar 43,4226
Euro 51,9365
Altın 7.334,54
BİST 13.831,09
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 15°C
Hafif Yağmurlu
İstanbul
15°C
Hafif Yağmurlu
Cum 13°C
Cts 9°C
Paz 7°C
Pts 6°C

Uyuşturucu ile Mücadele: Gençliğin Çalınan Geleceği ve Bataklığın Derinliği

Uyuşturucu ile Mücadele: Gençliğin Çalınan Geleceği ve Bataklığın Derinliği
20 Aralık 2025 20:30 | Son Güncellenme: 17 Ocak 2026 22:25
112
A+
A-

Uyuşturucu ile mücadele bugün Türkiye’nin en acil toplumsal meselelerinden biri haline geldi. Son dönemde ardı ardına gelen operasyonlar, tutuklanan onlarca kişi ve dikkat çeken bir detay: Gözaltına alınanlar arasında tanıdık isimler, ünlüler, sosyal medya fenomenleri ve magazin dünyasının parlak yüzleri de var. Daha dün ekranlarda gülen, sahne ışıklarında parlayan, milyonlarca genci etkileyen bu isimlerin uyuşturucu bataklığında boy göstermesi, aslında sorunun ne kadar derinlere işlediğinin en çarpıcı göstergesi.

Sokaklardan Okul Kapılarına Uzanan Gölge

Uyuşturucu artık sadece karanlık sokakların, metruk binaların sorunu değil. Lise koridorlarında, üniversite kampüslerinde, sosyal medya gruplarında, hatta çocuk parklarında bile ayak sesleri duyuluyor. İstatistikler dehşet verici: İlk kullanan yaşı 13-14’lere kadar düştü. Gençler arasında “bir kerelik deneme” söylemiyle normalleştirilen madde kullanımı, kısa sürede bağımlılığa, bağımlılık ise yıkıma dönüşüyor.

Uyuşturucu ile Mücadele: Gençliğin Çalınan Geleceği ve Bataklığın Derinliği

Peki bu nasıl oluyor? Satıcılar artık klasik “dealer” profilini aşmış durumda. Sosyal medyada cool görünen influencer’lar, popüler kültür öğeleri, müzik videoları ve hatta bazı dizilerde “yan yana gelme” denen şekilde yapılan örtük teşvikler, gençlerin zihnine madde kullanımını “normal”, hatta “havalı” olarak yerleştiriyor. Madde kullanımı artık bir suç değil, bir “lifestyle” öğesi olarak pazarlanıyor.

Operasyonlar Yeterli mi? Asıl Savaş Nerede?

Emniyet güçlerinin ve narkotik birimlerinin yaptığı operasyonlar elbette takdire şayan. Tonlarca uyuşturucunun ele geçirilmesi, çetelerin çökertilmesi önemli başarılar. Ancak bu, sorunu çözmek için yeterli mi? Kesinlikle hayır.

Çünkü uyuşturucu arzla talep arasında işleyen bir piyasa. Siz bir satıcıyı tutukladığınızda, ertesi gün yerine beşi geliyor. Asıl mesele, talebi yaratan toplumsal koşulları ve psikolojik alt yapıyı anlamakta. Gençler neden maddeye yöneliyor?

Uyuşturucu ile Mücadele: Gençliğin Çalınan Geleceği ve Bataklığın Derinliği

Cevaplar acı ama gerçek:

  • Aidiyet arayışı ve akran baskısı
  • Gelecek kaygısı ve umutsuzluk duygusu
  • Sosyal medya baskısı ve “görünür olma” obsesyonu
  • Boşluk duygusu ve anlam arayışı
  • Aile içi iletişimsizlik ve yalnızlık
  • Kolay erişim ve düşük algılanan risk

Normalleştirme: En Büyük Tehlike

Belki de en tehlikeli olan, toplumsal hafızamızda yaşanan normalleştirme süreci. “Esrar bitkiseldir zararsızdır”, “Bir kerelik denerim, bağımlı olmam”, “Herkes kullanıyor” gibi söylemler, gençlerin direncini kırıyor. Oysa gerçek çok farklı: Her madde beyinde kalıcı hasara yol açabiliyor, sosyal ve psikolojik bağımlılık fiziksel bağımlılıktan daha tehlikeli olabiliyor.

Popüler kültürün rolü de yadsınamaz. Bazı rapçilerin şarkılarında açıkça madde kullanımına atıf yapılması, sosyal medya fenomenlerinin “eğlenceli anılar” başlığı altında madde kullanımını romantize etmesi, dizilerde ve filmlerde “cool karakter”in sigara ve alkol yanında madde de kullanması… Tüm bunlar bilinçaltında normalleştirme yaratıyor.

Aileler Nerede? Toplum Nerede?

Ailelerin çoğu, çocuklarının madde kullandığını çok geç fark ediyor. Ya da fark etse bile konuşamıyor, yüzleşemiyor. “Benim çocuğum yapmaz” savunması, sorunu görmezden gelmenin en yaygın biçimi. Oysa uyuşturucu sorunu artık sadece “sorunlu ailelerin” değil, her sosyoekonomik düzeyden ailenin meselesi.

Okullarda verilen “madde bağımlılığı seminerleri” çoğu zaman etkisiz kalıyor çünkü tek seferlik, yüzeysel ve gençlerin dünyasından kopuk. Gerçek eğitim, sürekli diyalogla, güven ortamıyla ve doğru bilgilendirmeyle mümkün.

Toplum olarak da büyük bir sorumluluk taşıyoruz. Mahallede, sokakta gördüğümüz şüpheli durumları görmezden gelmek, “bana ne” demek, aslında o zehrin yayılmasına dolaylı katkı sağlamak demek.

Çözüm: Çok Boyutlu Mücadele Şart

Uyuşturucu ile mücadele sadece kolluk kuvvetlerinin işi değil, toplumun tamamının sorumluluğunda:

Devlet düzeyinde: Sadece cezai değil, önleyici politikalar. Rehabilitasyon merkezlerinin sayısının artırılması, madde bağımlısına suçlu değil hasta gözüyle bakılması, sosyal destek mekanizmalarının güçlendirilmesi gerekiyor.

Eğitim sisteminde: Okullarda gerçek anlamda bilinçlendirme programları. Sadece korku üzerinden değil, bilimsel verilerle, gerçek hikayelerle, peer-to-peer (akran) eğitim modelleriyle gençlere ulaşmalı.

Aile düzeyinde: İletişim, iletişim, iletişim. Çocuklarla konuşmak, onları dinlemek, güven ortamı yaratmak, dijital dünyalarına ilgi göstermek. “Yasak” demek yerine “neden” anlatmak.

Medya ve sanat dünyasında: Sorumluluk. Popüler kültür öğelerinin madde kullanımını teşvik etmemesi, aksine mücadele veren gençleri görünür kılması gerekiyor.

Toplumsal düzeyde: Farkındalık ve dayanışma. Mahallede, sokakta, iş yerinde, her yerde bu konunun konuşulması, şüpheli durumların ihbar edilmesi, madde kullanan gençlere yargılamadan destek olunması.

Gelecek Hâlâ Kurtarılabilir

Evet, tablo karanlık. Evet, sorun her geçen gün büyüyor. Ancak pes etmek, “artık çok geç” demek de bir seçenek değil. Her kurtarılan genç, bir ailenin yeniden hayata bağlanması demek. Her önlenen ilk kullanım, bir geleceğin korunması anlamına geliyor.

Uyuşturucu bataklığı, toplum olarak hep birlikte savaşmadıkça kurutamayacağımız bir batak. Bu savaşta nötr kalmak, kayıpsız kalmak mümkün değil. Ya çözümün parçası olacağız, ya da sessizliğimizle sorunun.

Gençlerimiz, bu ülkenin geleceği. Onları bu karanlığa teslim etmek, aslında kendi geleceğimizi teslim etmek demek. Artık uyanma, konuşma ve harekete geçme zamanı.

Çünkü her kaybedilen genç, hepimizin kaybı.

Derinlik.net

Derinlik.net; tarafsız, güvenilir ve özenle seçilmiş içerikleriyle okurlarına hayatın farklı alanlarında gerçek bir perspektif sunan bağımsız bir dijital yayın platformudur.
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.