22-28 Aralık 2025 genel gündem: Asgari ücret, iklim ve teknoloji
22-28 Aralık 2025 genel gündem, Türkiye’de asgari ücret görüşmelerinden iklim krizine, teknolojik dönüşümden toplumsal ruh hâline uzanan geniş bir yelpazede, hayatın tam ortasına dokunan başlıkların öne çıktığı bir dönemi ifade ediyor. Bu hafta, bordrolardan market raflarına, dijital ekranlardan şehirlerin altyapı tartışmalarına kadar pek çok alanda, ekonomik baskıların, çevresel risklerin ve teknolojik değişimin bireylerin günlük kararlarına nasıl yansıdığını daha net görmek mümkün hale geliyor.
Asgari ücret pazarlıkları: Mutfakla toplantı masası arasındaki hat
Türkiye’de yılın son haftası, asgari ücret görüşmelerinin son düzlüğe girdiği, konuşulan rakamların sadece bordroları değil çarşı-pazar dengesini de doğrudan etkilediği bir dönem. Asgari ücret; yalnızca bu ücreti alan milyonlar için değil, kayıt dışı çalışanlar, küçük esnaf ve genel ücret skalası için referans niteliğinde bir taban oluşturuyor.
Bu nedenle:
- Market raflarındaki etiketler, kira kontratları ve taksit planları, masada konuşulan her yeni rakamla fiilen yeniden düşünülüyor.
- Bir yanda alım gücünü koruma çabası, diğer yanda işletmelerin maliyet baskısı, sosyal hayatın psikolojik iklimini de şekillendiriyor.
Asgari ücret görüşmeleri, sokaktaki yurttaş için teknik bir toplantı değil; doğrudan “Önümüzdeki yıl nasıl yaşayacağız?” sorusunun cevabı hâline geliyor.
Küresel gündem: İklim krizi, afet riski ve sağlık
Dünyanın geri kalanına siyaset dışında baktığımızda, gündemin en ağır başlıklarından biri hâlâ iklim krizi ve bunun tetiklediği afet riskleri. Aşırı hava olayları, sel ve kuraklık haberleri; uluslararası kuruluşların raporlarından çıkıp şehir yaşamını, tarımı ve enerji kullanımını doğrudan etkileyen somut bir meseleye dönüşmüş durumda.

Öne çıkan noktalar:
- Şehirlerin altyapı dayanıklılığı, su yönetimi, enerji verimliliği gibi konular, yerel yönetimlerin ve uzmanların sık sık vurguladığı alanlar hâline geliyor.
- Mevsimsel hastalıklar, solunum yolu enfeksiyonları ve kalabalık ortamlara ilişkin sağlık uyarıları, özellikle kalabalık şehirlerde yaşayanlar için günlük hayat kararlarını etkiliyor.
İklim ve sağlık başlıkları, siyaset üstü, herkesi kapsayan ve uzun vadeli düşünmeyi zorunlu kılan bir ortak gündem yaratıyor.
Teknoloji ve dijital yaşam: Yapay zeka, siber güvenlik ve yeni alışkanlıklar
2025’in sonuna gelirken teknoloji, hayatı görünmez biçimde yeniden biçimlendiren temel dinamiklerden biri. Yapay zeka tabanlı uygulamalar eğitim, iş, içerik üretimi ve kişisel finans gibi alanlarda karar süreçlerine dâhil oldukça; “veri güvenliği” ve “dijital mahremiyet” başlıkları da daha yüksek sesle tartışılıyor.
Bu hafta özellikle:
- Yeni uygulamalar, güncellemeler ve yapay zeka araçları, verimlilik vaadiyle gündeme gelirken; yanlış bilgi, bağımlılık ve mahremiyet sorunlarını da beraberinde getirebiliyor.
- Siber saldırılar, dolandırıcılık girişimleri ve kişisel verilerin üçüncü taraflarla paylaşımı konusundaki endişeler, dijital okuryazarlığın önemini artırıyor.
Dijital dünyadaki bu dönüşüm, ekran süresinden harcama alışkanlıklarına, hatta sosyal ilişkilerin biçimine kadar pek çok davranışı sessizce yeniden tanımlıyor.
Toplumsal ruh hâli: Yorgunluk, dayanıklılık ve değişim isteği
22–28 Aralık haftası, toplumsal psikoloji açısından bir “geçiş eşiği” gibi. Ekonomik baskılar, belirsizlik ve yorgunluk duygusu; kişisel düzeyde yeni alışkanlık arayışı, sadeleşme isteği ve zihinsel iyilik hâline yönelme eğilimiyle yan yana ilerliyor.
Bu çerçevede:
- Birçok kişi, gelecek döneme dair hedeflerini daha çok sağlık, ruh hâli, aile ilişkileri ve kişisel gelişim üzerine kuruyor.
- Kitaplar, filmler, diziler, konserler, atölyeler ve hobi alanları; ekonomik zorluklara rağmen “nefes alma” ve kendini toparlama alanları hâline geliyor.
Derinlik.net okuru için bu hafta, yalnızca haber akışını izleme dönemi değil; aynı zamanda asgari ücret pazarlıkları, iklim riskleri, teknoloji baskısı ve toplumsal ruh hâli arasındaki görünmez bağları fark etme zamanı. Bordrodaki rakam, akıllı telefondaki bildirim ve yaşadığımız şehrin altyapısı; aslında aynı hikâyenin farklı katmanları olarak yan yana duruyor.
